Gossip Girl RPG


Gossip Girl Role Play Sitesine Hoş Geldiniz!
 
AnasayfaAramaKayıt OlGiriş yap
Duyurular



~
House Party kurgumuz başlamıştır katılmak için tık!




~
Seviye sistemi kaldırılmıştır.


~
Yeni Popülerlik sistemi düzenlenmiştir. Lütfen göz atınız tık!


Keyifli Role Play'ler...
Gossip Girl
~ NY gençleri neredesiniz? Dedikodularınızı bekliyorum. Bilgi için tıklayın.


Seviliyorsunuz. Xoxo

Yönetim Kadrosu

Paylaş | 
 

 Bana Yardım Et.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Bana Yardım Et.   Paz Ağus. 07, 2011 3:06 pm

Laela Cryptic&Desiree Schult
Saat gece bir- iki arası.

Sabahtan beri boş boş dolanmaktan gerçekten çok sıkılmıştım. Her tarafta aynı şeyler vardı. Aynı Manhattan, aynı yüzler, aynı sürtükler ve aynı pislikler... Bu şehir beni daraltıyordu artık. Herkes kendi derdindeydi. Kendince eğleniyor, kendince oyunlar oynuyordu. Buradaki herkes hala büyümeyi öğrenememiş ama büyük bedenlerin içine hapsolmuş küçük ruhlardı belkide. Her köşe başında bir kadın, bir erkek sevişiyorlar, yada sarhoş genç kızlar gelen her erkeğe sarkıyorlardı. Tenha kısımlarda birbirine uyuşturucu satıp hiç bir şey yokmuş oyunu oynayanlar ise sinir bozucuydu. Ne bir yere gitmek, ne bir kimseyle konuşmak istemiyordum. Çok sıkılmıştım. Her günüm aynı geçiyor ve ben gerçekten çok bunalıyordum. Bu rutin yaşam üstüne bir de annem ve babamın kavgaları eklenince gerçekten hayat çekilmez oluyordu. Aklıma kitap okumak dışında ,veya film seyretmek, bir şey gelmiyordu. Bu gece ise beni dışarıya ne atmıştı bilmiyorum. Belkide farklı bir şeyler bulurum umuduyla çıkmıştım dışarıya. Ama sonuç elbette olumsuzdu. Herkes yine aynıydı, herkes keş veya sürtük doğuyordu bu şehirde. Herkesin aynı olması da insanların ne kadar değersizleştiğini ve ne kadar aptalca bir dünyada yaşadığımızı anlatıyordu bana.

Artık dolaşmaktan sıkılmıştım. Her taraf beton yığınlarıyla doluydu ve ışık kirliliği gözlerimi zor açmama neden oluyordu. Gözüme ilk çarpan gece kulübüne girdim ve bir yere oturdum. Barmen burada birinin oturduğunu, ilerde boş masa olacağını söyledi. Tatlı çocuktu. Yeşil, parlak gözleri vardı. Ayrıca sarı ve kahve arası saçları doğal olarak dik dikti. Yüzünün sağ tarafındaki yara izi ona gerçekten ayrı bir tatlılık veriyordu. Yüzündeki belirgin elmacık kemikleri de sanki onu daha küçük gösteriyordu. Ona kızgınca yada sert cevap vermek imkansızdı. Reddetmekte. Gülümsedim ve ileriye gitmeye başladım. İleriye gitmek gerçekten zordu. İnsanlar birbirlerine çarpa çarpa geçiyor, yada dans edenler kendilerinden geçmiş bir şekilde, etrafına bakmadan kollarını savuruyordu. Bu kalabalıkta kalçama yada göğsüme değen elleri umursamamaya çalışıyordum. Bu her zaman olan şeylerdi. Her tarafa baksam da köşedeki neredeyse oda gibi olan kısımdan başka her yer doluydu. Burası fazla köşede kaldığı için dikkat çekmiyor, ayrıca biraz da kapalı duruyordu. Umursamadan oraya geçmeden önce bir şişe içki ve bardak aldım. Daha sonra oraya oturdum ve içkimi içmeye koyuldum. Ama istediğim gibi rahat edemeyecektim.

Fazlasıyla içmiştim. Gözlerim zor açılıyordu aslında. Ama yinede kafam yerindeydi. Neyin ne olduğunu hala hatırlıyordum. Nerede olduğumu, neden geldiğimi, ne içtiğim, neden içtiğimi... Hepsini hatırlıyordum. Arada bir yanıma gelen adamları kovmak kolay oluyordu. Barmenlerden birine bağırıyor ve bu adamı yanımdan almasını söylüyordum. Ama kısa bir süre sonra barmen yerinden kayboldu. Nerede olduğuna bakarken biraz endişelenmiştim, çünkü artık bana bulaşan biri olursa beni kurtaracak biri olmayacaktı. Tamam çok da güçsüz sayılmazdım. Oldukça da kuvvetliydim aslında ama yinede insan endişelenmeden edemiyordu. Tuvalete gittim ve yüzümü yıkadım. Kendime gelmiştim. Tuvaletten çıkıp yerime geçerken bir adamın bana dik dik baktığını görmemek elde değildi. Bakması sorun değildi. Yeter ki pis düşüncelerini gerçekleştirmeseydi.

Yavaş yavaş kendimden geçiyordum. Artık içmemeliydım. Bu kadar ağır içkiyi neden aldığımı da anlayamıyordum aslında. Bundan daha hafif içkiler içseydim en azından sadece kafam rahat ederdi. Bu sırada adamın bana yavaşça yaklaştığını da fark etmemek elde değildi. Ama ses çıkartamıyordum. İçimden buradan kalkıp gitmek gelse de kalkamıyor, beynime söz geçiremiyordum. Adam ise çoktan gelmiş ve yanıma oturmuştu. Adımı soruyordu, ama cevap veremiyordum. Yaşımı, sevgilimi , okulumu... Benden ses gelmeyince attığı kahkahası da oldukça pis bir kahkahaydı. Ondan şimdiden nefret etmeye başlamıştım. Ama o çoktan işe koyulmaya başlamıştı. Yavaşça bacaklarımı ve kalçalarımı okşuyor, bir yandan da beni öpmeye çalışıyordu. Zorla boynumdan ve dudağımdan öpüyordu. Onu itmeye çalışıyordum ama beceremiyordum. Sadece sessizce ,yapma, diyebiliyordum. O sırada oralarda tanıdık bir yüz gördüm. Net olmayan tanıdık bir ses. Bana şaşkınca bakan bir surat. Bulanıklığın içinde kendini belli eden mavi gözler. Sessizce, "Bana yardım et." dedim sesimin çıktığı kadar. Duyması için dua ediyor, bir yandan da gömleğimin düğmelerini açmaya başlayan azgın adamı durdurmaya çalışıyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Bana Yardım Et.   Salı Ağus. 09, 2011 7:35 pm

Adamı durdurmak imkansızdı. Oldukça sert bir şekilde tutuyordu beni. Gözlerimden birkaç damla süzülürken, adam içime girmeye çalışıyordu. Onu ellerimle itsem, tırnaklarımla yüzünü çizsem de işe yaramıyordu. Adam taş gibiydi ve üzerimden kalkmıyordu. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ona kendimi teslim etmeliydim. Ama bir anda müziğin kesilmesi ve bana doğru gelen iki çift topuklu ayakkabı sesi , zor açtığım gözlerimi açmama neden olmuştu. Adamın ise hiçbir şey umurunda değildi, hala çok güzel bir şekilde beni beceriyordu. O sırada başında dikilen Laela'ya gözlerini çevirdiğinde, sıra ona da gelmiş, onun bacaklarını okşamaya başlamıştı bile. Biran için sevinmiştim, beni birkaç saniyeliğine rahat bırakmıştı ama, beklediğim gibi olmamıştı. Bir yandan Laela'nın bacaklarını okşarken, diğer yandan da beni okşamayı bırakmıyordu. Sesleri zar zor duyuyor, arada kapanan gözlerimi açmaya çalışıyordum. Ama birden adamın suratına inen bir yumruk gördüğümde , adamın üstüme yığılmaması için diğer tarafa itmiştim onu. Daha sonra hemen yatma pozisyonundan oturma pozisyonuna geçerek neredeyse çıplak olduğumu fark edip, gömleğimin düğmelerini ilikledim ve şortumun düğmesini kapattım. Başımda bekleyen Laela, bana sıkıca sarılmış ve iyi olup olmadığımı sormuştu. İyiyim, anlamında başımı salladıktan sonra, barmenlerin yere yığılmış olan azgın adamı dışarıya atışlarını seyrettim. Ardında bıraktığı bir kirlilik ve iğrençlik. Utanmıştım. Elbette daha önce ilişkim olmuştu ama, kimse içime girmeye kalkmamıştı. En azından ben izin vermediğim sürece de olmayacağını düşünüyordum.

Queen'in yanıma koşarak gelip de bir adama yumruk atması elbette herkesin ilgisini çekmişti. Bize bakan gözleri görmemek için Laela'ya döndüm ve göz yaşlarımı sildim. Ama hıçkırıklarımı durduramıyordum. Bu kadar zayıf biri olamazdım. Belki de içkili olduğum içindi ama bu halimi Laela dışında birinin görmesini istemiyordum. Ona tekrar sarıldım ve ağlamaya devam ettim. O hiç sesini çıkarmazken, barmenler bana bir bardak su getirmiş, müziği açmış ve insanları başımızdan dağıtmışlardı. Laela kesinlikle bu akşam benimle uğraşacağını düşünmüyordu. Onunda benim gibi düşündüğü tek şey, muhtemelen içmek ve biraz kafa dağıtmaktı. Onu uzun süredir görmüyordum. Özlemiştim elbette ama bu şekilde karşılaşmak istemiyordum. Aslında son zamanlarda kimseyle doğru yerde ve zamanda karşılaşamıyordum. Laela'nın kollarından yavaşça ayrıldım ve keskin mavi gözlerine baktım. "Gerçekten benim suçum değildi." dedim ve ıslak mavi gözlerimle ona baktım. Bana acımasını istemiyordum ama, bana kızmasını hiç istemiyordum. O benim için fazlasıyla değerliydi. "İçkiyi fazla kaçırmasaydım, ona engel olabilirdim." dedim. Hala bana boş gözlerle bakıyordu. Kızıp kızmadığını anlayamıyordum. O benim ablam gibiydi. Aynı yaşta olsak da, sürekli birileriyle yatıp kalksa da beni çok güzel idare ediyor v her konuda yardımıma koşuyordu. Ama benim yaptığımsa onu her defasında utanç içinde bırakmaktı."Özür dilerim." dedim ve gözlerimden akan yaşı elimin tersiyle sildim. Ayaklarımı kendime doğru çektim ve mavi gözlerimi yine Laela'ya diktim. Sadece bir kelime söylemesini istiyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Bana Yardım Et.   Paz Ağus. 14, 2011 11:21 am

Onun benimle ilgilenmesi hoşuma gidiyordu. Sonuçta o Queen'di. Beni umursamayabilir, hatta bu olayı görür görmez Gossip Girl'e dedikodu çıkartabilirdi. Ama bunu yapmayacağını adım gibi biliyordum. Her ne kadar Queen olsa da, her gece başka adamlarla yatıp kalksa da, onunla iyi arkadaştık. Beni bir kerede silip atabileceğini, hatta umursamayacağını düşünmüyordum. Buraya muhtemelen böyle bir olay yaşamayacağını düşünerek gelmişti. Eğlenecekti, kendine başka yakışıklılar bulacak, belki de gecenin sonu yatak odasında bitecekti. Sabah uyandığında da zevki dışında bir şeyi hatırlamayacak ve normal yaşamına dönecekti. Kendimi suçlu hissetmiyor değildim. Ama bir yandan da yeni bir kurban edinmesini önlediğim için mutlu gibiydim. Tabii bu yanım ağır basmıyordu. Yanımda olduğu sürece kendimi güvende hissediyordum elbette. Ona bulaşacak birini tanımıyordum henüz. Hatta ben bile ona karşı gelmekte güçlük çekiyordum bazen. Şeytani zekası ve sert görünüşüyle korkutuyordu besbelli. Hatta az önce adama attığı yumrukla daha da korkunç gelmişti gözüme. Aslında kahramandan çok bir işkenceciyi andırıyordu. Gülümsedim kendi kendime. İçmekten ve tecavüze uğramaktan beynim hasar görmüş olmalıydı. Herkesin arada bize baktığını ve konuştuklarını görebiliyordum. Rahatsız edici ve sinir bozucuydu. Ama ona rağmen umursamıyormuş gibi görünmeyi başarabiliyordum. Laela beni eve bırakabileceğini söylediğinde buna sıcak bakıyordum elbette. Kafam şişmişti ve gerçekten yorgundum. Kendimi berbat hissediyordum.

Tamam anlamında başımı salladım ve dışarıya çıktık. Dışarıda ılık bir rüzgar esiyordu şimdi. Etraf daha da kalabalıklaşmış, insanlar daha da sesli konuşmaya başlamışlardı. Etraftaki ışıklar hala göz alıcıydı ve yakınlardaki kulüplerden yüksek sesler geliyordu. Striptizcileri izleyenlerin verdiği sesli tepkiler bile insanın kulağını tırmalıyordu. Laela'nın elinden tuttum ve bana bakması için durdum."Neden sende bana gelmiyorsun? Bir şeyler içer sohbet ederiz. Hem de geceni berbat etmemin özrünü dllemiş olurum." dedim ve gülümsedim. Olumlu bir cevap bekliyordum kesinlikle. Leonardo evde olmayacaktı muhtemelen, saat daha erkendi çünkü onun için. Ve ben nedense onun Laela ile karşılaşmasını hiç istemiyordum.


Not: İstersen bitirelim, kısa oldu ama benim kota bitti giremeyebilirim,belli olmaz. Kafana göre devam et yada bitir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gossip Girl
Lütfen rütbe edininiz
Lütfen rütbe edininiz


Kadın Mesaj Sayısı : 678
Kayıt tarihi : 30/06/10

Bilgiler
Puan: Bunlara gerek yok.

MesajKonu: Geri: Bana Yardım Et.   Ptsi Ağus. 15, 2011 10:56 am

    Öncelikle kurgu ilginçlik ve sıradanlık arasındaydı. Ne olduğunu ben de kestriemedim henüz ama. Şunu söylemeliyim. Cinsel ögeler hiç bir zaman göz önünde bulundurulmamalı. Açık bir şekilde. ( anlamış olmalısınız.) Bu görüntü kirliliği yapar. İlla öyle bir şeyi yazacaksanız da hissettirmeden yazmalısınız. Şimdilik bu ilk RP olduğu için sizden puan kırmıyorum ama dikkatli olmanız gerekmekte. ^.^

    Laela: Anlatımın güzel. Ama gözüme takılan şeyler var onuda sana söylemiştim zaten. Ordan puan kırmıyorum tekrarlanmadığı sürece. 20

    Desiree: Birinci tekil şahısla sıkmadan rp yazabiliyorsun. Bu güzel bir kabiliyet tabi. Sana da 20 veriyorum.

    Keyifli Rpler dilerim.^^





_________________
[list]


And who am I?
That's one secret I'll never tell.
You know you love me.
XOXO, Gossip Girl

[/list:u]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Bana Yardım Et.   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Bana Yardım Et.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gossip Girl RPG :: Rp Out :: Çöp kutusu-
Buraya geçin: